Eğitimde Güncel Felsefeler

 

Yazan: Marlow Ediger

Çeviren: Didem Arslanbaş

 

Günümüzde eğitimde birbiriyle rekabet halinde olan ve karşılaştırılması gereken iki farklı felsefe vardır. Bu yazıda iki farklı uçta olan bu felsefeler karşılaştırılacaktır. Tamamen birbirlerinden farklıdırlar.  Her iki düşünce okulunun da taraftarları vardır. Her ikisinin de temel özellikleri ve temel farkları hakkında bilgi verilecektir.

 

Ölçüm/Ölçme Felsefesi

 

Ölçüm felsefesini destekleyenler E. L. Thorndike’ın (1874-1949) düşüncelerini desteklerler, “Var olan her şey belli bir miktarda bulunur ve eğer belli bir miktarda bulunuyorsa ölçülebilir”. Ölçme hareketi öğrencilerin yıl sonlarında yapılan testler aracılığıyla ne kadar öğrendiğini tespit eder.

 

Test içeri,ğinde temel okuma ve matematik bilgisini temsil ettiğini savunan varsayımlar vardır. Sadece bu iki alanda öğrencilerin gelişimlerini tespit edebiliyor. Tüm öğrenciler 2014 yılına kadar matematik ve okuma alanlarında “yeterli” olacaklardır. Bu iki alan tüm alanlardaki en üst düzeyde başarı için yeterlidir. Diğerleri başarıyı endirekt etkiler.

 

Standart testler, test alan tüm öğrenciler için aynı konuları ve aynı zaman sınırlamasını içerir. Tüm şartlar; yetenek seviyesi ne olursa olsun ne tür bir engeli olursa olsun tüm öğrenciler için geçerlidir. Standart testlerde objektif sorular kullanılır ve çok fazla sayıda kişiye uygulandığında skorlama makineler tarafından yapılır. Cevaplar genellikle sadece “doğru” ya da “yanlış”tır. Öğrenciler kendilerine doğru gelen cevapları kutucuklara işaretlerler. Test sonuçları öğrencinin hangi yüzdelik dilimde olduğunu belirtir. Ayrıca başarı; eş değer olduğu notlada belirtilir.

 

Ölçüm teorisi şu konulara dikkat çeker:

·         Test sonuçları tam bir sayısal değer ile belirtilir

·         Öğrenciler birbirleriyle yüzdelik dilimlerle ve eş değer notlarla karşılaştırılır.

·         Okullar ve okul bölgeleri karşılaştırılır.

·         Başarısız okullar test sonuçları kullanılarak tanımlanır.

·         Tek bir test sonucu veya oranı başarıyı kanıtlar.

 

Standart testler test alma sürecindeki benzerlikle (standart), sayısal test sonuçları ve başarının yorumuyla davranışçılık ekolünü simgeler. B. F. Skinner’in geç dönem destekleyicileri öğrenme programlarını davranışçılık üzerine geliştirmişlerdir. Dr. Skinner tüm konuların ne kadar karmaşık olursa olsun bileşenlere ayrılabileceğine inanmaktadır. Öğrencinin bir başlama noktası olabilmesi için var olan düşüncelerin basitleştirilmesi gerekmektedir. Böylece öğrenci ders kitaplarından ya da bilgisayardan daha çok şeyler okur. Çalışmanın devamında öğrenci çoktan seçmeli sorulara cevap verir. Eğer doğru yanıtlarsa öğrenci kendini ödüllendirilmiş hisseder. Eğer yanlış yanıtlarsa; öğrenci doğru cevabı görür, ve konuyu yeniden okumak için hazırlanır ve yeniden test alır. İkinci testte doğru cevap verip vermediğini değerlendirir. Program okuma, cevaplandırma ve sürekli ve düzenli kontrol üzerinde durur.

 

Dr. Skinner öğrencilerin bir programı takip ettiklerinde daha az hata yapacaklarına inanır. İyi bir programla öğrenciler %95 başarılı olabilir. Her program düşüncelerin sunum şekline göre yavaş ilerler. Öğrenciler bir programı takip ederken daha az hata yaparlar. Öğrenci, okuduğu konu ile ilgili cevaplandırdığı teste doğru cevap verip vermediğini hemen öğrenir. Eğer yanlış cevap verilirse, öğrenci doğru cevabı ekranda görür. Öğrenciye okuduğu konu ile ilgili direk geribildirim soruyu cevaplandırdıkça düzenli olarak verilir. Dikkatlice kontrol edilen sıralama veya okunacak malzemelerin sırası, verilen cevaplar ve geribildirim önemlidir. Tüm adımlarda, programlanmış öğrenme ölçülebilir sonuçlar üzerinde durur. Öğrenci öğrendiği ya da okuduğu konu ile ilgili testi cevaplandırdığında sadece doğru ve yanlış vardır.

 

Eğitim psikolojisi ya da felsefesi olarak danranışçılıkta hedefler öğretimden önce belirlenir. Öğrenme fırsatları programlanmış öğrenmeyi sonuna kadar tamamlama ile edinilir. Öğrenme fırsatları ile öğrenci belirli kriterlerle ölçülen bir başarı gösterir. Davranışçılık hümanizm ile karşılaştırıldığında daha formal ve katıdır. Davranışçılık eğitimde ölçmeye dikkat çeker, hümanizm ise şunların üzerinde durur:

·         Etik karakteri içeren hedefler,

·         Sorumluluk ile ilgili hedefler,

·         Kendini gerçekleştirme ile ilgili hedefler.

 

Hümanizim ile ilgili yukarıdaki hedefler; eğitimin insan hayatıyla ilgili çalışmaları yansıtması gerektiğini belirtir. Kişilerin ihtiyaçlarını karşılayacak çeşitli hedefleri hazırlar ve sunar. Kişinin sadece bir parçasını eğitmek yeterli değildir, çocuğun tamamını eğitmek gerekir. Okuma ve matematik öğretimi müfradatının çok dar bir kısmı herkes için uygundur. Bütün bir çocuğa önem verirken, küçük parçalara ayırmak zordur ve bütün olarak algılanmalıdır. Test sonuçları belirgin bazı davranışları ölçebilir ancak bu öğrencinin bütün olarak eğitilmesini sınırlandırır. Test ne öğrenildiğini göstermek için bir yoldur ancak başarıyı ortaya çıkarmak için pek çok farklı yaklaşım bulunmaktadır. Merkezi sınavlarda öğreciler bir üst sınıfa geçebilmek için benzer standartlarda sınava girerler. Yani; üstün zekalı, yetenekli ve zeka geriliği olanlar bir üst sınıfa geçebilmek için aynı testte aynı düzeyde başarılı olmaları gerekir.

 

Öğrenciler pek çok açıdan birbirlerinden farklıdırlar. Çoklu zekanın ortaya çıkışı ile öğrencinin başarısını ve ilerlemesini gösterebildiği pek çok farklı yol olduğu ortaya çıkmıştır:

 

·         Okuma ve yazmada dilsel/sözel zeka

·         Objektif bilgileri anlamak için mantıksal/matematiksel zeka

·         Şarkı sözü yazmak ve beste yapmakta müziksel/ritmik zeka

·         Bireysel çalışma ve çabalarını değerlendirmede içsel zeka

·         Öğrencinin bir komitede ya da grup çalışmasında ortaya koyduğu başarıyı değerlendirmek için sosyal zeka.

·         Fiziksel etkinliklerde kasların kullanımı, elle yapılan etkinlikleri değerlendirmek için kinestetik/bedensel zeka.

·         Objektif düşünebilmek için bilimsel zeka. (Howard Gardner, Multiple Intelligences: Theory Into Practice, 1991)

 

Yukarıdaki noktalar öğrenciler tarafından sahip olunan farklı becerilere dikkat çeker. Böylece tüm öğrenciler eğitimde aynı standartlara tabi tutulamazlar. Öğrencilerin çeşitli becerileri ve yetenekleri vardır. Bunların sınıf içinde fark edilmesi gerekmektedir. Merkezi sınavlarla sadece test sorularını okumaya dikkat çekilir ama nelerin başarılacağını ortaya çıkarmak için farklı yollar bulunmaktadır.

 

Başarı şu yöntemlerle gösterilebilir:

 

·         Öğrencinin okulda yaptığı tüm çalışmaları temsil eden bir portfolyo

·         Sosyal bilimlerde işlenen ünitelerde öğrenme gelişimini ortaya çıkaracak bir resim projesi

·         Seçilen kavramlar ve genellemelerin başarıyla anlaşıldığını göstermek için deneyler yapmak

·         Konunun anlaşıldığını gösteren tiyatro/oyun hazırlamak

·         Öğrenci tarafından seçilen bir konu hakkında yazı yazmak

·         Çeşitli konularda matematik başarısını gösteren örnekler

·         Oyun oynayarak ya da atletik çabalarla fiziksel gelişimin gözlemlenmesi

 

Bütüncül bir müfredat hümanistler tarafından desteklenmektedir. Bütüncül müfredatla ilgili çok çeşitli örnekler vardır. Mesela; Japonya ile ilgili çalışırken o ulusun fotoğraflarına ve başarılarına bakılabilir ve bununla ilgili bir proje hazırlanabilir. Ayrıca aşağıdakiler de aynı konu ile ilgili  kullanılabilirler:

 

·         Onların müziklerini araştırmak ve Japonca şarkı söylemek

·         Japon tiyatrosundan örnekler sunmak

·         Japonyadaki yaşamla ilgili kitaplar okumak

·         Toplumda sıklıkla kullanılan birkaç Japonca kelimeyi öğrenmek

·         Örnek bir Japonya haritası hazırlamak

·         Farklı etkinlikler için öğrenme merkezlerini kullanmak

 

Öğrencilerin iç motivasyona ihtiyaçları vardır. Öğretmenler tarafından konu anlatımı ve katı kurallar öğrencinin ihtiyaçlarını karşılamaz. Sınıf içinde uygulanacak kurallar öğretmenlerin rehberliğinde öğrenciler tarafından belirlenmelidir. Kurallar öğrencileri etkiler ve bu yüzden oluşturulmalarında yer almaları gerekir. Okul ortamı öğrencilerin mutlu olduğu ve eğlendiği aynı zamanda çalışmakta oldukları yer olmalıdır. Kendini motive edebilen öğrenciler her öğretmen için ideal olandır.Öğretmen rehberdir, motivatordür, süpervizördür, yardımcıdır ve öğrencileri için en iyisi için çabalayandır.

 

Özet olarak;

 

İki farklı felsefe karşılaştırılmıştır: davranışçılık ve hümanizm. Davranışçılar temel olarak şunlara inanırlar:

 

·         Öğretimden önce hedeflerin net olarak belirlenmesi

·         Öğrenme etkinlikleri istenen hedeflerle bağlantılı olmalıdır. İstenen ve belirlenen hedefler eşleşmelidir.

·         Hedeflerin başarılıp başarılamadığı ölçülmelidir.

 

Hümanizm öğrenme ve öğretme süreçlerinin entegrasyonundan oluşur. Müfredatta genel hedeflere daha fazla önem verilir. Öğrencilerin yaratıcı çabaları önemlidir. Öğrencilerin sınıfta ve okul ortamındaki katkıları önemlidir.