SORU SORARAK ÖĞRENCİNİN DERSE KATILIMINI SAĞLAMAK

 

Yazan: Caram, Chris A.

Çeviren:  Didem Arslanbaş

 

Öğrencinin merakını uyandıran, düşünmeye sevk eden, şaşkınlık yaratan sorular onların derse katılımını sağlar.

 

Bugünün gençleri hareket içeren, gösterişli, eğlenceli ve onları sürükleyecek etkinlikleri talep ediyorlar. Öğretmenler öğrencilerin dikkatini çekebilmek için gerçek hayat; cep telefonları, oyunlar, müzik ve sinema ile başa çıkmak zorundalar. Sınıflar; coşkulu, öğrenme amaçlarının gerçekleştirilebileceği, öğrenmeye teşvik eden ortamlar haline nasıl gelebilir?

 

Öğrenmeye aktif olarak katılan öğrenciler merak, ilgileri ile veya kişisel ve entelektüel hedeflerini gerçekleştirmek için motive olurlar (Brewster ve Fager 2000). İstekli ve azimli olan öğrenciler için öğrenmek bilgi açlığını gidermektir. Başarılı bir şekilde öğrenci katılımını sağlamak için karşılıklı sorgulama, açık uçlu soru ve önerileri araştırma imkanı yaratmak gerekir.

 

Araştırmaya imkan veren bir ortam yaratmak öğrenci katılımını sağlamak için bir anahtar ise neden öğretmenin soru sorması genellikle az gelişmiş ve kendini ifadeyi engeller niteliktedir? Öğretmen yetiştirme programları genellikle soru sorma tekniklerini ve öğrenci katılımını sağlama stratejilerini içermez. Öğrencilerin sınıf içindeki ilgisizliği düşünülürse, okulların bir an önce öğretmenlerini soru sorma teknikleri ve araştırmaya yönelik eğitim konusunda eğitmeleri gerekir. Çözüm üretilebilecek problemler ve cevaplanabilecek sorular ortaya koymak önemli bir öğretmenlik becerisidir.

 

Başarılı Öğretmenler Ne Yapıyor?

 

“Sınıflar güçlü ortamlardır. Rüyaları canlandıran ve kişileri zevklendiren ya da umudu azaltan ve enerjiyi tüketen bir ortam olabilir.”Öğretmenler motivasyonu ve katılımı teşvik eden ortamlar yaratma konusunda sorumludurlar. Öğretmenlerin okula karşı ilgiyi artırmak ve derse katılımı sağlamak konusunda pek çok faktörü kontrol etme hakkı olmamasına rağmen araştırmalar öğretmenlerin öğrenci motivasyonunu, ödev yapma oranını artırmada ve derse katılımı sağlamada etkili oldukları göstermiştir.

 

Soru sormanın etkin olarak kullanılması merakı  ve ilgiyi artırır, öğrencileri yeni bilgiler öğrenmeye teşvik eder. Soru sorma yöntemiyle derse katılan öğrenciler kavramları sınıflandırma, temel noktaları fark etme ve problem çözme becerilerini geliştirirler. Öğretmenler; soru sorma yöntemiyle öğrencilerin bilgilerini değerlendirirler, yeniden anlatılması gereken noktaları belirlerler ve öğrencilerin daha üst bilişsel seviyelerde düşünmelerini sağlarlar.

 

Öğretmen Tarafından Oluşturulan Sorular

 

Başarılı öğretmenler öğrencilerin derse katılımını sağlamak için sadece bilgi verme yöntemini değil soru sorma tekniğini de kullanırlar. Öğretmenler tarafından ortaya atılan sorular basit ancak düşünce ve kavramları araştırmaya teşvik edici olmalıdır. Her derste kullanılabilir ve öğrencileri düşünmeye sevk etmek için en iyi yoldur. Bu strateji; öğretmen ve öğrenci arasında amaçlı diyalog oluşturma temeline dayanır. Doğru soruları soran öğretmen eleştirel düşünme ve problem çözme becerisinin geliştirilmesinde etkili olur.

 

Öğrenci katılımı bir seçenek değildir...Öğrenciler okula öğrenmek için gelirler, okula geldiklerinde öğrenmeme hakları yoktur. Öğrenciler daha az akıllı değil daha az yetiştirilmiştir. Öğretmenler öğrencilerin meraklarını uyandırmayı, bilgi ihtiyaçlarını gidermeyi bir zorunluluk olarak görmeleri gerekir.

 

Soru sormak etkili bir stratejidir ve öğrencilerin katılımını sağlama potansiyeli vardır. Soru sormak öğrencilerin dikkatini yoğunlaştırmayı sağladığı gibi yakınlaşmayı da sağlar. Soruların dağılımında her öğrenciye yer verilmeli, ne zaman kime soru sorulacağı belirsiz olmalı ve böylece öğrencilerin sürekli olarak dikkatli olması sağlanmalıdır.

 

Öğrencileri soru sorma ile etkin olarak derse katılmalarını sağlamak için öğretmenlerin araştırmayı destekleyen bir ortam oluşturmaları gerekir. Öğretmenler öğrencileri katılmaları için cesaretlendirmelidir.

 

Etkili Stratejiler

 

Öğretmen tarafından sorulan sorular öğrencilerin eleştirel düşünmesini geliştirerek, anlamalarını güçlendirerek, yanlış anladıkları noktaları düzelterek, geri bildirim vererek ve sınıf içinde beyin fırtınasının yapılmasını sağlayarak öğrenmeyi destekler. Soru sormak öğretmenlerin öğrenmeyi yönlendirmesini, öğrencilerin anlayıp anlamadıklarını kontrol etmeyi ve problem olan alanları keşfetmeyi sağlayan bir araçtır. Bu tekniğin doğru kullanımı öğrenmeyi zenginleştirir ve öğrencilerin performansını artırır. Aşağıdaki yöntemler başarılı soru sorma tekniği için yardımcı olabilir:

 

  1. Karşılıklı konuşmaların yapılabileceği bir sınıf ortamı yaratın. Olumlu ifadeler, onaylayıcı beden dili ve davet edici sözler öğrencilerin sınıf içindeki diyalogları destekler. Öğrencileri tedirgin etmeyecek sorular sorulmalı ve cevaplar alınırken öğrenciler desteklenmelidir. Sert ses tonu, öğrencilerin cevaplarını kesmek sınıf içinde öğrencileri zor durumda bırakır ve sınıf düzenini bozar.
  2. Daha önceden planlanmış ancak öğrencilerin beklemediği sorular sorun. Planlanmış sorular yeni kavramları ortaya atmalı, belli konular hakkında sınıf içinde karşılıklı konuşmaların olmasını sağlamalı ve öğrencilerin bilgi seviyesini tanımlayabilmelidir. Beklenmeyen sorular ise sınıf içindeki konuşmalardan veya daha önce sorulan sorulardan ortaya çıkmalıdır. Öğretmenler sınıf içi akışı takip etmeli, öğrencilerin cevapları dersi derinleştirmek ve zenginleştirmek için kullanmalılardır.
  3. Öğrencilerin ihtiyacına uygun seviyede sorular seçilmelidir. Öğrencilerin ihtiyaçlarını değerlendirin ve daha zor sorulara doğru ilerleyebilmek için sorduğunuz soruları uyarlayın. Bilgi düzeyine uygun sorularla başlamak iyi bir yoldur. Yüksek düşünme düzeyi gerektiren sorular öğrencilerin kafasını karıştırır. Basit sorulardan daha zor sorulara doğru ilerleyen soru sorma tekniği öğrencilerin bilişsel ve kritik düşünme becerilerini geliştirmesini sağlar.

 

Genellikle sınıflarda daha alt seviyede bilgiye, anlamaya, hatırlamaya ve algılamaya odaklanır. Bu dengesizliği düzeltmek için sınıf içi soru sorma tekniklerinde öğretmenler öğrencileri daha üst seviyede düşünmeye yöneltecek sorulara odaklanmalıdır.

 

  1. Cevabı sadece “evet” yada “hayır” olan sorulardan kaçının. Bu tür sorular öğrencileri engeller ve öğrencileri anlamsız cevaplar vermeye yönlendirir. “Evet” veya “hayır” soruları öğrencileri konu hakkında tam olarak düşünmeden ve anlamadan cevap vermeye sevk eder.
  2. Soruları dikkatli ve açık bir biçimde ifade edin. Aynı konu ile ilgili çok fazla soru sormak ya da soruları tam olarak ifade edememek birbiriyle örtüşen çok fazla cevabın ortaya çıkmasına neden olur; öğrenciler istemsiz olarak birbirini izlerler ve öğretmenler öğrencilerin bilgi ve anlama düzeylerini değerlendiremezler.
  3. Soruları öğrencilere birebir ya da sınıfa yönelik olarak rasgele sorun. Soruları ilk önce tüm öğrencilere yöneltin ve cevap vermesi için bir öğrenciyi belirlemeden önce bekleyin. Beklemek tüm öğrencilerin soru hakkında düşünmesini sağlar çünkü öğrenciler o anda kimin seçileceğini bilmiyorlardır. Tüm öğrencilerin sürekli olarak dikkatli ve uyanık olması için öğrencilerin rasgele seçilmesi gerekir. Sorulara cevap vermesi için hem gönüllüleri hem de gönüllü olmayan öğrencileri seçin. Soru sormadan önce cevaplandırması için bir öğrenciyi seçmek dikkati dağılmış bir öğrenciyi tekrar derse adapte etmek için kullanılmalıdır.
  4. Bekleme süresini yeterli derecede kullanın. Bekleme süresi öğrencinin soruya cevap vermesine kadar geçen süre ya da soruyu cevaplaması için başka bir öğrenciye yönelmeye kadar geçen süredir. Bir öğrencinin soruya cevap verebilmek için 5-10 saniye düşünmesi gerekir. Ancak daha kapsamlı sorular elbette daha fazla zaman gerektirir. Öğretmen bekleme zamanını uygun kullanarak analitik düşünme ve problem çözme becerilerinin gelişmesini sağlayabilir.
  5. Öğrencilerin verdiği cevaplarla ilgilenin. Öğrenciler eğer konunun dışına çıkmamış ya da ilgisiz cevaplar vermiyorlarsa onlar konuşurken dikkatlice dinleyin. Doğru cevaplara olumlu geri bildirimler verin. İğneleyici konuşmalar, azarlamak, suçlamak zararlıdır. Öğrencilerin cevaplarını ancak diğer öğrenciler cevabı duymamışsa tekrar edin, çünkü tekrar etmek zaman kaybıdır. Bir konu ile ilgili belirlenen hedeflere ulaşıncaya kadar sorular sormaya devam edin.
  6. Soruları düşünüp çerçevelendirmek öğrencilerin ilgisini çekmek için gereklidir. Sorular farklı ilgi ve öğrenme stillerine uygun olmalı ve öğrencilerin yaratıcı olmalarını sağlamalıdır. Birden fazla cevabı olan soruları da dikkate alın.
  7. Öğrencilerin evdeki bireysel çalışmalarını yönlendirecek sorular sorun. Öğrencilerin sınıfta öğrendiklerini geliştirecek, yeni bilgiler eklemelerini sağlayacak sorulara odaklanın.

 

 

Öğrenci Tarafından Oluşturulan Sorular

 

Öğrenciyi derse katmada ve motive etmede başarılı olan öğretmenler öğrencileri de soru oluşturmaya teşvik eder. Öğrenciler tarafından oluşturulan sorular yaratıcı diyaloglar için önemlidir. Öğrenciler tarafından oluşturulan soruların sınıfta yer alması öğrencilerin farklı bakış açılarıyla karşılaşmalarını, kendi düşüncelerini değerlendirmelerini ve ifade etmelerini aynı zamanda diğer öğrencileri etkilemeyi ve onların öğrenmesini de desteklemeyi sağlar.

 

Öğrenci tarafından oluşturulan sorular araştırma temelli öğrenmeyle paraleldir. Her iki yöntemde de öğrenciler düşünme, araştırma, bilgi toplama ve konu ile ilgili sorular sormaya teşvik edilirler. Bu yöntemler kullanıldığında öğrenciler öğrenme sürecine aktif olarak katılmış olurlar ve kendi gelişimlerinden sorumlu olurlar. Ayrıca öğrencilerin aktif katılımı onların motivasyonunu da olumlu olarak etkiler.

 

Ek olarak, bir öğrenci diğer bir öğrenciye soru sorduğunda karşılıklı bilgi kazanımının yanında yaşam boyu gerekli olacak sosyal becerileri ve yaşıtlarını önemsemeyi öğrenir. İşbirliği artarken rekabet ilginç bir şekilde azalır.

 

Son olarak

 

Eğitim müfredatı ve hedefleri öğrencileri nadiren televizyon izlemekten, oyun oynamaktan ya da hayal kurmaktan uzak tutar. Öğrencilerin dikkatini koruyabilmek için öğrenme ve öğretmenin birleştirilmesi gerekir. Öğretme sanatı öğrencilerin reddedemeyecekleri yaratıcı yöntemleri bulabilmektir.

 

Öğretme öğrencilere zorlayıcı görevler yaratma ve oluşturma ile ilgilidir ve öğrenciler zorlu görevleri başardıkça devam etme istekleri ve öğrenmeye karşı olumlu bakış açıları gelişecektir. Her şeyden önemlisi öğrenci katılımını sağlamak onların öğrenme potansiyelini ortaya çıkararak bir eğitimsel değişim olacaktır. Eğitimde değişim öğrencilere rağmen değil öğrencilerle birlikte olmalıdır.

 

Öğrenci ve öğretmen tarafından oluşturulan sorular sadece düşünme tarzını etkilemez aynı zamanda derinlemesine düşünmeyi sağlar. Soru sorma tekniğinde amaç eleştirel düşünen ve yaratıcı öğrenciler yetiştirmektir.