Öğretmenlerin stres yaşamalarına ve mesleki tükenme yaşamalarına neden olan 10 yanlış inançYazar: Barbara PrashnigÇeviren: Didem Arslanbaş Geleneksel öğretme yöntemleri ve eğitim uygulamaları geçtiğimiz yüzyılın ilk yarısında özellikle ilköğretimde çok iyi başarılar getirmiştir. Ortaöğretimde de dönemin ihtiyaçlarını karşılamaktaydılar. Fakat günümüzde aynı yöntem ve metotlar pek çok farklı gruptan öğrenciye hizmet vermek zorunda. Sadece 25 yıl önce toplumlarda boşanma ve uyuşturucu kullanımı yaygın değildi; ilk öğretim okullarında şiddet ise duyulmamış bir durumdu, ergen yaşlarda hamilelik ise sadece eğitim düzeyi düşük bölgelerde vardı. Günümüzde her öğrenci ve aileleri eğitilmezse tüm toplumun zarar görebileceği görüşü yaygın olarak kabul edilmektedir. Risk sınırında olan ve okulu bırakan öğrenciler yapabilecekleriyle topluma, çocuklarımıza, mallarımıza, sosyal ve eğitim sistemimize zarar verebilirler. Sınıf içi disiplin sorunları, okula karşı genel negatif yaklaşım, öğrenme bozuklukları öğrencilere uyumlu öğretme teknikleri yardımıyla yok edilebilir. Öğrenci merkezli metotlar; geleneksel eğitim yöntemleriyle öğrenemeyen ve bilgileri hatırlayamayan öğrenciler için yararlıdır. Araştırma sonuçları dünyadaki 10 popüler fakat eski inancın kesin doğruluğunu çürütüyor. Öğrencilerin bireysel öğrenme stillerine dikkat edildiğinde altı hafta gibi bir sürede yükselen akademik başarı, disiplin problemlerinde azalma gibi olumlu sonuçlar görülebilir. Yanılgı 1: Öğrenciler masada ya da sırada dik bir şekilde oturduklarında en iyi öğrenirler. Araştırmalar pek çok kişinin resmi olmayan ortamlarda daha iyi öğrendiğini gösteriyor.Hemen hemen bütün sınıflarda tahta ya da plastik sıra ve sandalyeler bulunuyor. Bu tür malzemelerden üretilen sandalyeye oturan bir kişinin vücut ağırlığının %75’i dört metrekarelik kemik bölgesi tarafından taşınır. Bu baskı genellikle sürekli hareket etme ihtiyacı, rahatsızlık ve yorgunluğa neden olur. Sırada dik bir şekilde oturmak gençlerin öğrenmeye daha açık olmalarını sağlamaz. Amerika’da liselerde yapılan bir araştırmada lise öğrencileri yastık, divan ve yumuşak halılar üzerinde oturduklarında matematik ve İngilizce derslerinde daha başarılı oldukları görülmüştür. Yanılgı 2: Öğrenciler yoğun aydınlatılmış ortamlarda en iyi öğrenirler, loş ışıkta okumak ve çalışmak gözlerine zarar verir. Araştırmalar pek çok öğrencinin loş ışıklı ortamlarda daha iyi öğrendiğini ve yoğun aydınlatılmış ortamların öğrencilerin kendini huzursuz hissetmesine ve hiper-aktif olmasına neden olduğunu gösteriyor. Loş ışık öğrencileri sakileştirir; rahatlamalarını ve daha net düşünmelerini sağlar. Öğrencilerin okurken kendilerini rahat hissedebilecekleri oranda ışık altında çalışmaları yeterlidir ve ışık oranı ihtiyacı her beş yılda bir artar. Öğrencilerinin az aydınlatılmış ortamda çalışmasına ve oturmasına izin veren öğretmenler öğrencilerinin davranışlarında, dikkat düzeylerinde ve notlarındaki gelişmeyi gördüklerinde şaşırmaktadırlar. Özellikle başarısız öğrencilerde çok daha iyi sonuçlar almışlardır. Yanılgı 3: Öğrenciler çok sessiz ortamlarda daha iyi öğrenir ve daha iyi performans gösterirler. Araştırmalar pek çok yetişkinin müzik olan ortamlarda çalıştıklarında daha iyi düşündüğünü ve hatırladığını göstermiştir. İlkokul öğrencilerinin %20’si sesli ortamlarda çalıştıklarında daha yüksek notlar aldıkları görülmüştür. Ayrıca tamamen sessiz ortamda çalışmaya ihtiyaç duyan öğrencilerde vardır. Bu öğrencilerin konsantre olmalarını sağlamak için sınıflarda ayrı bölümlere ihtiyaç vardır. Sesli ortamlarda öğrenen öğrenciler için ise fonda müziğin olacağı ortamlar düzenlenmelidir. Yanılgı 4: Öğrenciler zor konuları daha uyanık oldukları sabah saatlerinde daha iyi öğrenirler. Sabah öğrenen öğrenciler sabah kuşlarıdır peki nüfusun gece baykuşları ve öğleden sonra öğrenen kısmı hakkında ne düşünüyorsunuz? Öğrenci ödevini yaparken ya da ders çalışırken harcadığı zaman ya da konunun zorluk derecesinden daha çok tercih ettiği zaman dilimi önemlidir. Araştırmalara göre eğer öğrencilerin tercih ettikleri zaman diliminde çalışmalarına izin verilirse davranışları, motivasyonları ve matematik dersi sonuçlarında gelişme görülüyor. Sınavları tercih ettikleri zaman diliminde yani enerjilerinin en yüksek olduğu zaman diliminde almalarına izin verildiğinde test sonuçları çok daha yüksek olmuştur. Yanılgı 5: Yerinde oturmayan öğrenci öğrenmeye hazır değildir. Pek çok öğrenci öğrenirken hareketliliğe ihtiyaç duyarlar. Amerika’da yapılan bir araştırma okullardaki öğrencilerin yarısının öğrenirken hareket etmeye ihtiyacı olduğunu ortaya çıkarmıştır. Öğrenciler yeni bir bilgiyi öğrenirken bir öğrenme ortamından diğerine hareket etmelerine izin verildiğinde sürekli oturmak zorunda bırakıldıkları durumlara oranla daha başarılı oldukları gözlemlenmiştir. Öğrenciler derse bu şekilde etkin olarak katıldıklarında daha çok şey öğrendikleri, daha dikkatli oldukları ve daha yüksek not aldıkları görülmüştür. Yanılgı 6: Grup eğitimi öğrenmek için en iyi yoldur. Öğretmenin en iyi yolu öğrencilerin sosyal tercihlerini göz önünde bulundurarak gerçekleşir. Bazı öğrenciler grup halinde daha iyi çalışırlar, bazı öğrenciler ikili çalışmaları tercih eder, bazıları ise başkalarının bulunduğu ortamlarda çalışamazlar. Üstün zekalı öğrenciler genellikle tek başına çalışmayı tercih ederler. Bazı öğrenciler arkadaşlarıyla çalışmak yerine bir yetişkin ile çalışmayı tercih ederler. Başkalarının bulunduğu ortamlarda çalışamayan ancak bağımsız çalışma becerisi gelişmemiş öğrenciler ise kişilerle birlikte çalışmak yerine medya araçları ile çalışmayı tercih ederler. Yanılgı 7: Etkin öğretim; öğrencilerin ne öğretileceğini anlayabileceği detaylı, mantıklı ve aşamaların adım adım açıklandığı net bir şekilde belirlenmiş hedeflere ihtiyaç duyar. Bütünsel öğrenen öğrenciler detaylarla ilgilenmek yerine genel kavramları anlamak isterler, analitik öğrenenler ise öncelikle ayrıntıları ve konu ile ilgili bilgileri edindikten sonra genel kavramlara ulaşmak isterler. Bütünsel ve analitik öğrenci grubunun her ikisi de eğer kendilerine uygun stile göre eğitim verilirse daha iyi öğrenir ve daha yüksek notlar alabilirler. Pek çok öğretmen analitik stilleri kullanırlar diğerleri ise sadece bütünsel yöntemleri kullanırlar. Öğretmenler sınıf içinde her iki stili de kullanmalıdır. Yanılgı 8: Sınıf içinde bir şeyler yemeye izin verilmemelidir. Pek çok öğrenci bir şeyler öğrenirken atıştırmalarına, sakız çiğnemelerine , bir şeyler içmelerine izin verildiğinde daha iyi konsantre olurlar. Bir araştırmaya göre sınav sırasında bir şeyler yemelerine izin verilen öğrenciler ihtiyacı olmasına rağmen sınav sırasında bir şeyler atıştırmalarına izin verilmeyen öğrencilere göre daha başarılı olmuşlardır. Yanılgı 9: Genel olarak öğrencilerin yaşları ilerledikçe öğretmenlerin öğretme stillerine adapte olmaları kolaylaşır. Büyük sınıflarda olan öğrenciler daha az öğretmen otoritesine ya da denetime ihtiyaç duysalar da hepsi birbirinden farklı öğrenmeye devam ederler ve ihtiyaçları çeşitlidir. Daha bağımsız olmaya ihtiyaçları vardır, onlara ödevlerini ve hedeflerini tamamlamak için fırsatlar verin. Bu onların olgunluklarını ve sorumluluklarını göstermeleri için önemlidir. Yanılgı 10: Okul devamsızlığının nedeni öğrenmek için tercih edilen zaman değil motivasyon eksikliği, evde yaşanan problemler ve diğer faktörlerdir. Ortaöğretim okullarında yapılan bir araştırmada okula devamsızlık yapan öğrencilerin öğrenmek için tercih ettikleri zamanlar okul programıyla eşleştirildiğinde öğrencilerin öğrenme motivasyonunun ve okula devamının arttığı görülmüştür. Ayrıca devamsız öğrencilerin derslerine farklı öğretmenler girdiğinde okula devamlılıkları artmıştır. |
|